AB’nin yeni oturma ve istihdam düzenlemesi olan “Mavi Kart” uygulaması ile ülkeye nitelikli iş gücünün çekilmesi amaçlanıyor. Bu kart nasıl alınabiliyor, Mavi Kart’ın avantaj ve dezavantajları neler?

Mavi kart

AB dışındaki ülkelerden gelen vatandaşlar yani üçüncü dünya Ülkeleri Vatandaşları, Avrupa’da iş bulurlarsa Avrupada’ya seyahat etmek için vize alabilirler.

1 Ağustos 2012 tarihi itibariyle bu kişiler “çalışma ve oturma izni sağlayan “Mavi Kart” a başvurabilirler. Avrupa’da çalışmanın yıllık getirisi en az 53.500 Euro olmalıdır. Ancak, çalışanlar yıllık kazancı daha düşük olsa bile doktorlara veya fen bilimlerinde (matematik-mühendislik) ve bilgisayar bilimlerinin Almanya’ya gitmelerine izin verilir. Bu kişilerin asgari yıllık kazancı 41 808’dir. Mavi Kart alanlara izin verilir. (Niederlassungserlaubnis), 33 aylık oturma izni anlamına gelir.

İhtiyaç Duyulan Meslekler Avrupa Ülkelere göre değişmektedir.

Federal İstihdam Dairesi’nden yapılan açıklamaya göre “bilişim teknolojileri alanında çalışan nitelikli elemanlar ile uzmanlaşmış” kişilerin iş bulma şansı yüksek. Örneğin Almanya’da mühendislik alanında çalışan yeterince kalifiye personel yok. Yetkililere göre, bu niteliklere sahip ama AB vatandaşı olmayanların Almanya’daki istihdam piyasasında yer alma şansı bulunuyor. Diğer meslek gruplarından kişilerin Avrupa’da istihdam edilmeleri ise niteliklerine ve işverenin talebine bağlıdır. İhtiyaç duyulan Meslekler Avrupa ülkelere göre değişmektedir.

Avrupa’da Aranan Şartlar

AB Mavi Kart alabilmek için aşağıdaki koşulların karşılanmış olması gerekiyor:

Bitirdiğiniz bir yüksek öğrenime dair belge sunabilirsiniz. Eğer yüksek öğretim derecenizi Avrupa’da elde etmemişseniz ya öğretim derecenizin Avrupa’da tanınması ya da bir Avrupa’da yüksek öğretim derecesi ile eş değerde olması zorunludur.

Bir iş sözleşmenizin olması veya belirli bir yıllık minimum brüt gelirle bağlayıcı bir iş teklifi almış olmanız gerekir. Bu durumda esas olarak İş Bulma Ajansı tarafından çalışma koşullarının yerli çalışanlarınkiyle benzer olup olmadığı kontrol edilir. Yüksek öğreniminizi Avrupa’da tamamlamış olmanız halinde de İş Bulma Ajansının iznine gerek yoktur.

Hangi meslekten olursa olsun, Avrupa’da çalışmak isteyen bir Türk vatandaşının ülkeye gelmeden önce şu işlemleri yapması gerekiyor:

•    Diploma denkliği,

•    Avrupa’da iş bulması (sözleşme yapması, maaş bilgisi ve görev tanımının belirtilmesi gerekir.)

•    Vize başvurusu

Bilişim teknolojisi uzmanlığı veya mühendislik gibi kalifiye personelde aranan şartlar benzerlik gösteriyor. Bu kişilerin Avrupa’da çalışabilmeleri için gideceği ülkenin Dilini bilmesi gerekmiyor.

Diğer Meslek Grupları

Avrupa’da çalışmak isteyen doktorların diplomalarını tanıtmalarının yanı sıra ilgili sağlık dairesinden özel izin alması gerekiyor. Aşçılar da nitelikli personel arasında sayılıyor. Ancak, Avrupa’da yaşayan Türklerin sayısının fazla olması nedeniyle Türkiye’den aşçı olarak gelmenin kolay olmadığını hatırlatılıyor. Diploması tanınan kalifiye elemanların, bilgisayar uzmanlarının, Avrupada merkezli bir firmada yönetici konumunda görevlendirilecek kişilerin ülkede çalışabilmesi için Federal İstihdam Dairesi’nin onayı gerekiyor.

Üst düzey yöneticiler ile yüksek nitelikli personelin de Avrupa’da çalışabilmesi için Federal İstihdam Dairesi’nin onayı gerekmiyor. Bu kişilere Avrupa’da yerleşme izni verilebilmesi için yılda en az 63.600 Euro kazanmaları şartı aranıyor.

Bilimsel araştırma yapmak ve üniversitede ders vermek için Avrupa’da gelecek olanlar için de Federal İstihdam Dairesi’nin onayı gerekmiyor.

Avrupa’da iş bulan bir Türk vatandaşının ülkeye giriş yapabilmesi için öncelikle vize alması gerekiyor.

Federal İstihdam Dairesi, söz konusu işte Avrupa’da çalışacak birinin olup olmadığını araştırıyor. Avrupa Birliği’ne üye olmayan bir ülke vatandaşının Avrupa’da çalışabilmesi için gereken önemli koşullardan biri Almanya ve Avrupa Birliği dâhilinde o alanda çalışabilecek birinin bulunmaması. Ayrıca çalışma koşulları ve alınacak ücretin de göz önünde bulundurulduğunu hatırlatılıyor. Böylelikle ”yapılacak işe Avrupada şartlarına göre ücret verilip, verilmediğine bakılıyor ve kölelik benzeri çalışma koşullarının oluşması engelleniyor.

Avrupa’ya Gelince Ne Yapmak Gerekiyor ve Neler Yapılmalı?

Yapılan incelemelerin ardından eğer gereken şartlar sağlanıyorsa vize alınabiliyor. Üç ay geçerli olan bir vize verilen kişi Avrupa’ya gittikten sonra bu vizeyi en kısa sürede “oturma iznine” çevirmek için Yabancılar Dairesi’ne başvurması gerekiyor. Yabancılar Dairesi’nin oturulan evi, iş sözleşmesi çerçevesinde yeterli ücret ödenip ödenmediğini, bu paranın geçinmek ve eğer varsa diğer aile bireylerini geçindirmek için yetip yetmediği inceleniyor. Bu incelemelerin ardından da iş sözleşmesinin süresine göre oturma izni veriliyor. İlk etapta oturma izni en fazla üç yıllığına veriliyor. Ayrıca çalışma izni almak gerekmiyor. Oturma izninin üzerinde çalışabileceğine dair damga bulunuyor. Ancak bu oturma ve çalışma izni, belirli bir meslek, işveren veya kent ile sınırlı olabiliyor.

Eşlerin Durumu

Avrupa’ya çalışmak için gelenler yanlarında eşlerini ve çocuklarını da getirebiliyor. Ancak çalışanın görevine bağlı olarak, eşlerin ve çocukların gelme koşullarının farklılık gösterdiğine dikkat çekiyor: ”Üniversite mezunlarının eşlerini yanlarında getirmeleri çok daha kolay. Büyükelçilik, Yabancılar Dairesi’ne sormadan tek başına karar verebiliyor. Bu durum özellikle Avrupa’da organizasyonları tarafından görevlendirilen kişiler için geçerli. Çocuklar da sorunsuz bir şekilde Avrupa’ya gelebiliyor. Bazı durumlarda ise ücretli olarak çalışan, mesela sanayide çalışacak biri önce tek başına gelebilir, daha sonra da eşini yanına aldırmak için başvuruda bulunabilir. Avrupa’da çalışan nitelikli elemanlar, yöneticiler ve bilim insanlarının eşlerine oturma izniyle birlikte süreli çalışma izni de veriliyor.